Canlarım,
Kezban'ın bu seferki dedikodusu, lüksün ve halktan kopuşun en net kanıtı. Diyorlar ki, bir belediye’de (ismi bende saklı, ama o şehrin insanı kim olduğunu iyi bilir!) neler oluyor neler...
Dışarıdan bakınca "Hizmet" binası, değil mi? Ama içerisi meğer beş yıldızlı bir dinlenme tesisine dönmüş!
Kezban'ın güvendiği bir kaynaktan duyduğuma göre, o belediyenin Başkanı ve Başkan Yardımcıları, makam odalarını baştan aşağı yenilemişler. İyi de ne yapmışlar dersiniz?
Öyle sade bir tadilat falan değil! Makam odalarının içine, yorulduklarında dinlenmeleri için özel dinlenme odaları, ve en lüks malzemelerle duşakabinler yaptırmışlar!
Halkın parasıyla makamda duş keyfi!
Peki, halk ne yapıyor bu sırada?
Asıl skandal burada başlıyor: Aynı belediyede, sıradan bir vatandaşın derdini anlatmak için Müdüre veya Başkan Yardımcısına ulaşması neredeyse imkansızmış! Artık öyle kolayca randevu almak, kapıdan içeri girmek yok. Yeni bir kural koymuşlar: "Yukarıdan Onay Olmadan kimseyi katlara bırakmıyorlarmış.!"
Saray gibi odalarda duş alıp dinlenirken, dışarıda çaresizce bekleyen halkın arasına duvar örmüşler resmen!
Kezban soruyor: O makamlar halkın hizmet yeri mi, yoksa sizin özel saunanız mı? Halkın parasıyla yapılan o duşakabinlerde şimdi kimler yıkanıyor? Ve o vatandaşın makam odasının kapısında bekletilmesi ne anlama geliyor?
Bu lüks ve kibir, Kezban'ın defterine kalın harflerle yazıldı. Gözüm üzerinizde, en kısa zamanda o duşakabinlerin faturasını da ifşa edeceğim!
Sevgilerimle ve Gerçeğin Peşinde,

