Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam
Yavuz Geçmen
Köşe Yazarı
Yavuz Geçmen
 

Kayıp Kuşağın Sessiz Çığlığı

Türkiye ekonomisinin kronikleşen sorunları, en ağır yükünü ne yazık ki gençlerimizin omuzlarına bırakıyor. Yüksek enflasyonun alım gücünü sürekli erittiği bir ortamda, diplomalı işsizlik gençlerin umutlarını tüketiyor.  Genç İşsizlik: Rakamların Ardındaki Dram Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri, özellikle 15-24 yaş aralığındaki genç işsizliğin yapısal bir sorun haline geldiğini gösteriyor. Ancak bu sorunu daha karmaşık hale getiren şey, iş bulabilen gençlerin bile düşük maaşlar ve güvencesiz çalışma koşulları ile karşılaşmasıdır. Verimsiz İstihdam: Üniversitelerin ürettiği mezunların, piyasanın talep ettiği niteliklere uymaması  (kabiliyet yoksunluğu), genç işsizliğin nedenlerinden biridir bir diğeri ise gençlerin iş beğenmemesi yada buldukları işin onların hayal dünyasında tasarladıkları ile gerçek hayatta karşılaştıklarının bir biri ile uyuşmamasıdır.. Örneğin üniversite mezunu bir genç kızın iş bulamayınca temizlik işine gitmek zorunda kalması gibi... 2. Enflasyon ve Hayat Pahalılığı Genç işsizliği tek başına yeterince zorken, enflasyıon ve hayat pahalılığı gençleri işin içinden çıkılmaz hale getiriyor: Evden Çıkamama Sorunu: Konut ve kira fiyatlarındaki fahiş artış, gençlerin aile evinden ayrılıp bağımsız bir yaşam kurma hayallerini tamamen yok ediyor. Maaşı ne olursa olsun, birikim yapmak neredeyse imkansız hale geliyor. Eğitim Maliyetleri: Üniversiteyi bitirmiş olsa bile, kariyerinde ilerlemek için ek eğitim veya sertifika almak isteyen gençler, artan kur ve eğitim ücretleri nedeniyle bunu finanse edememektedir. Psikolojik Etki: Ekonomik belirsizlik ve sürekli eriyen alım gücü, gençlerde gelecek kaygısını, depresyonu ve yurt dışına göç etme isteğini (beyin göçü) tetikliyor Bu arada gençlerimize tavsiye ediyorum yurt dışına göç etmek çözüm değil bizler bu toprakların insanlarıyız bunu hiçbir zaman unutmayalım. Kapanış: Bu Toprakların Sesi Olmak [Yavuz Geçmen] Bu analizi yaparken, gençlerin yaşadığı kaygıyı çok yakından hissediyorum.Bende yaşadım ne olacağım yarın ne olacak on sene sonra,otuz sene sonra ne olacak.? Gençlerin yaşadığı kaygıyı sadece istatistiklerde değil, ülkemin dört bir yanında hissediyorum. Ankara Sincan'da yaşayan ve 30 yıldır gazetecilik yapan biri olarak, bu şehrin ve bu ülkenin ekonomik dönüşümlerini, sıkıntılarını ve umutlarını bizzat gözlemledim. Mesleki yolculuğum boyunca, Bursa'nın sanayi bölgelerinden, Çanakkale'nin tarih yüklü sokaklarına; Anadolu'nun birçok ilinde gerçekleştirdiğim sohbetler ve fikir alışverişleri sayesinde, sorunlara tepeden değil, yerelden ve derinden bakma fırsatı buldum. Bu deneyim,tecrübe ve bilgi birikimiyle, hep sahadan gelen sesin, yani gerçek hayatın yansıtılmasına önem verdim. Sincan'dan. Etimesgut’tan  Çankaya’dan, Keçiöeren’den , ya da Edirne'den Kars'a uzanan her bir köşeden yükselen her gencin sesinin, bu ülkenin geleceğini belirleyeceğine inanıyorum. Gençlerimizin potansiyelini enflasyona, işsizliğe ve umutsuzluğa kurban etmemek, hepimizin ortak bir sorumluluğudur. Merkezi Hükümet ve Yerel yönetimler bu konular üzerinde hassasiyet ile durmaları gerekmektedir.  
Ekleme Tarihi: 12 Kasım 2025 -Çarşamba

Kayıp Kuşağın Sessiz Çığlığı

Türkiye ekonomisinin kronikleşen sorunları, en ağır yükünü ne yazık ki gençlerimizin omuzlarına bırakıyor. Yüksek enflasyonun alım gücünü sürekli erittiği bir ortamda, diplomalı işsizlik gençlerin umutlarını tüketiyor. 

Genç İşsizlik: Rakamların Ardındaki Dram

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri, özellikle 15-24 yaş aralığındaki genç işsizliğin yapısal bir sorun haline geldiğini gösteriyor. Ancak bu sorunu daha karmaşık hale getiren şey, iş bulabilen gençlerin bile düşük maaşlar ve güvencesiz çalışma koşulları ile karşılaşmasıdır.

  • Verimsiz İstihdam: Üniversitelerin ürettiği mezunların, piyasanın talep ettiği niteliklere uymaması  (kabiliyet yoksunluğu), genç işsizliğin nedenlerinden biridir bir diğeri ise gençlerin iş beğenmemesi yada buldukları işin onların hayal dünyasında tasarladıkları ile gerçek hayatta karşılaştıklarının bir biri ile uyuşmamasıdır..
  • Örneğin üniversite mezunu bir genç kızın iş bulamayınca temizlik işine gitmek zorunda kalması gibi...

2. Enflasyon ve Hayat Pahalılığı

Genç işsizliği tek başına yeterince zorken, enflasyıon ve hayat pahalılığı gençleri işin içinden çıkılmaz hale getiriyor:

  • Evden Çıkamama Sorunu: Konut ve kira fiyatlarındaki fahiş artış, gençlerin aile evinden ayrılıp bağımsız bir yaşam kurma hayallerini tamamen yok ediyor. Maaşı ne olursa olsun, birikim yapmak neredeyse imkansız hale geliyor.
  • Eğitim Maliyetleri: Üniversiteyi bitirmiş olsa bile, kariyerinde ilerlemek için ek eğitim veya sertifika almak isteyen gençler, artan kur ve eğitim ücretleri nedeniyle bunu finanse edememektedir.
  • Psikolojik Etki: Ekonomik belirsizlik ve sürekli eriyen alım gücü, gençlerde gelecek kaygısını, depresyonu ve yurt dışına göç etme isteğini (beyin göçü) tetikliyor
  • Bu arada gençlerimize tavsiye ediyorum yurt dışına göç etmek çözüm değil bizler bu toprakların insanlarıyız bunu hiçbir zaman unutmayalım.

Kapanış: Bu Toprakların Sesi Olmak

[Yavuz Geçmen]

Bu analizi yaparken, gençlerin yaşadığı kaygıyı çok yakından hissediyorum.Bende yaşadım ne olacağım yarın ne olacak on sene sonra,otuz sene sonra ne olacak.?

Gençlerin yaşadığı kaygıyı sadece istatistiklerde değil, ülkemin dört bir yanında hissediyorum. Ankara Sincan'da yaşayan ve 30 yıldır gazetecilik yapan biri olarak, bu şehrin ve bu ülkenin ekonomik dönüşümlerini, sıkıntılarını ve umutlarını bizzat gözlemledim.

Mesleki yolculuğum boyunca, Bursa'nın sanayi bölgelerinden, Çanakkale'nin tarih yüklü sokaklarına; Anadolu'nun birçok ilinde gerçekleştirdiğim sohbetler ve fikir alışverişleri sayesinde, sorunlara tepeden değil, yerelden ve derinden bakma fırsatı buldum. Bu deneyim,tecrübe ve bilgi birikimiyle, hep sahadan gelen sesin, yani gerçek hayatın yansıtılmasına önem verdim.

Sincan'dan. Etimesgut’tan  Çankaya’dan, Keçiöeren’den , ya da Edirne'den Kars'a uzanan her bir köşeden yükselen her gencin sesinin, bu ülkenin geleceğini belirleyeceğine inanıyorum. Gençlerimizin potansiyelini enflasyona, işsizliğe ve umutsuzluğa kurban etmemek, hepimizin ortak bir sorumluluğudur.

Merkezi Hükümet ve Yerel yönetimler bu konular üzerinde hassasiyet ile durmaları gerekmektedir.

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberseti.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.